
DÜZENLİ AEROBİK EGZERSİZ STRES HORMONUNU ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTIYOR ![]() DÜZENLİ AEROBİK EGZERSİZ STRES HORMONUNU ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALTIYORUzmanlar grubu, "Haftada 150 dakikalık eşik, depresyon, anksiyete ve kalp hastalığına karşı biyolojik direnç oluşturmak için 'ideal nokta' gibi görünüyor" diye belirtti. Araştırma, fiziksel aktivitenin uzun süreli stresi yönetmek için geçerli bir tıbbi müdahale olarak kabul edilebileceğine dair bugüne kadarki en güçlü kanıtı sunuyor. Stres, değişim veya zorluklara karşı vücudun doğal bir tepkisidir. Stres hormonu olan kortizol seviyelerini yükselten bu reaksiyon, vücudun savunma mekanizmalarının bir parçası olarak ortaya çıkar. Bu durum zamanla devam ettiğinde, sağlığı olumsuz etkiler. Bununla birlikte, günlük yürüyüş gibi fiziksel aktiviteyi dahil etmek, stresi azaltmaya ve genel refahı iyileştirmeye yardımcı olabilir. Amerikalı bilim insanları tarafından bir yıldan uzun süren randomize bir klinik çalışma, düzenli fiziksel egzersiz ile kortizol seviyelerinde azalma arasında doğrudan ve kalıcı bir ilişkiyi ilk kez göstermiştir. Yazarlara göre, haftada 150 dakika orta ila yoğun egzersiz yapma önerisine uyanlar (günde 30 dakika, beş gün) bu hormonun seviyelerini kalıcı olarak düşürmeyi başardılar. Araştırmacılar, "Egzersiz, kortizol birikimini 'boşaltıcı' bir etki gösterir" diye açıklıyor. "Kortizol, 'savaş ya da kaç' tepkisi için mükemmeldir, ancak modern stres nedeniyle yüksek seviyede kaldığında kalbi, uykuyu etkileyebilir ve beynin bazı bölümlerinin küçülmesine neden olabilir." Çalışmaya, yaşları 26 ile 58 arasında değişen ve iki gruba ayrılan 130 yetişkin katıldı. Birinci grup (müdahale grubu), bir yıl boyunca haftada 150 dakika aerobik aktivite yaptı. Kontrol grubu ise sağlıklı alışkanlıklar hakkında bilgilendirildi ancak fiziksel aktivite düzeylerinde herhangi bir değişiklik yapmadı. Yıl boyunca katılımcılar, kortizol ölçümleri, beyin görüntüleme ve kardiyorespiratuvar değerlendirmeler gibi gelişmiş teknikler kullanılarak izlendi. En dikkat çekici sonuçlar, egzersiz grubunda kortizolde önemli ve sürekli bir azalma gözlemlenirken, kontrol grubunda anlamlı bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Çalışmada belirlenen egzersizin faydaları, kortizol seviyesini düşürmenin ötesine geçiyor. Aynı çalışmadan elde edilen önceki veriler, fiziksel aktivitenin beyin yaşlanmasını da yavaşlattığını ve böylece beynin "donanımı" (yapısı) ve "kimyası" için çift yönlü bir koruma sağladığını ortaya koymuştu. Araştırma ekibi, "Haftada 150 dakikalık süre, depresyon, anksiyete ve kalp hastalığına karşı biyolojik direnç oluşturmak için 'ideal bir nokta' gibi görünüyor" diye belirtiyor. Bu bulguların önemi, deneysel titizliklerinde yatmaktadır. Konuyla ilgili önceki çalışmaların çoğu korelasyonel nitelikte olup neden-sonuç ilişkisini kuramazken, bu klinik çalışma egzersizin yalnızca öznel iyiliği artırmakla kalmayıp, çeşitli hastalıklarla ilişkili temel biyobelirteçleri de düzenlediğine dair güçlü kanıtlar sunmaktadır. Sorun kortizolün kendisi değil, sürekli yüksek kortizol seviyeleridir. Yazarlar, "Stresin uzun vadeli biyolojik etkilerini yönetmek için psikoterapi ve ilaç tedavisinin yanı sıra egzersiz de 'birinci öncelikli' davranışsal strateji olarak düşünülmelidir" diye vurguluyorlar. |
|
50 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |